1980’li ve 1990’lı yıllara dönüp biraz nostalji yapalım

1980’li ve 1990’lı yıllara dönüp biraz nostalji yapalım
1980 ve1990 yılları bizim yıllarımızdı teknoloji az, huzur ve mutluluk çok, Sokaklar geç saatlere kadar oyun oynayan çocuklarla kaynardı.Bizde onlardan biriyiz tabi gururla söylüyorum ki o yılları gerçekten özledim çok fazla arkadaşım ve güzel dostluklarım vardı. Sokaklara çıkıp akşam ezanına kadar oynardık. Cep telefonumuz yoktu haliyle şuan ki kadar radyasyon almıyorduk.Üzülerek söylüyorum ki yeğenlerimin ellerinden Ipad ve akıllı telefon eksik değil nerede olurlarsa ellerinde mutlaka oyuncakları ise bir çekyat altında kararmaya yüz tutmakta…
Bilgisayarimiz yoktu,yani yaygın değildi o yıllarda ama öyle mutluyduk çünkü arkadaşlarımız vardı.Arkadaşlarımızın evine gidip çağırabilirdik yada direk eve girebilirdik kimse bir şey demezdi.Hele o tadından yenmez bayramlarımız vardı ya mendil içinde harçlıklarımız şekerlerimiz sanki kocaman insanmışız gibi eve bile alıp baklavalar börekler yedirirlerdi.

Şimdiki zaman mı ?
Apartmanların kapısı kapanıyor evlerinki kilitleniyor.Kapıyı açanlar tabii ki yok değil ama onlarında eli öpülmüyor iyi bayramlar denmiyor çikolata kabına iki el birden daldırılıp ceplere atılıyor.Bayram günleri neşe doluyduk ailemizle akraba ziyaretlerine giderdik şimdiki 11 yas jenerasyonu ben evde kalabilirim diyor. Evde renkli tv, masa üstü bilgisayar, laptop, Ipad, akıllı telefon ve adı aklıma gelmeyen birçok şeye sahipler.

Eskilerden fazlaca aklıma gelen oyunlar vardı bunlar; zeka ,mantık, strateji oyunlarıydı ve bunlar gözle görülür elle tutulur oyunlardı.Örneğin ; misket, 3 taş,9 taş,15 taş , satranç , dama v.b gibi şimdiki çocuklar bu oyunları internet üzerinden tek başlarına oynuyorlar. Sadece çocuklar mı, teknolojik oyunlar yetişkinleri de esir almış durumda…Teknoloji insanın aslında yanlız kalmasını sağlıyor tek başına kalmasını sağlıyor maalesef….

Ve nedense hiç oyuncak hatırlamıyorum dönemime ait örneğin ne barbie bebekler ne arabalar ne baska oyuncaklar , bizim oyuncaklarımız ya ayıcıklar ya evdeki sandalyeler, masalar, bazen ise mutfaktaki çatal, kaşık, tencere, tavalardı. Bizim sanırım oyuncak ihtiyacımızda pek yoktu arkadaşlarınla her şeyi oynayabilirdin.
Biz bütün gün dışarıda oynardık ve annemiz arayamazdı telefon yoktu çünkü o dönemlerde, biz akşam yine eve dönerdik sokak araları arabaların değil, çocuklarındı. Biz çocuktuk ve çocuk gibi yaşıyorduk. Şimdi ben bir okulun önünden geçtiğimde bir iki kere şahit oldum 1. veya 2. sınıfa giden çocuklar (kız,erkek) el ele tutuşmuş birbirlerine aşkım diyorlar.

Bizim zamanımda gerçekten çok harika şarkılar vardı ve klipler malumunuz az, yetersiz ve en önemlisi usturupluydu.Bizim yıllarımızda şarkı söyleyenlere sanatçı denirdi sanatçıların şarkılarına şarkı denirdi.
O yıllarda Barış Manço, Yonca Evcimik, Ricky Martın, Tarkan , MFÖ , Çıtır Kızlar , Erkin Koray , Bülent Ortaçgil , Cem Karaca , Orhan Gencebay , Ahmet Kaya , Alpay , Nazan Öncel , Timur Selçuk , Esmeray , Fikret Kızılok , Hülya Avşar, İbrahim Tatlıses , Teoman ,Yeni türkü , Mirkelam , Yıldız Tilbe , Edip Akbayram , Candan Erçetin, Sezen aksu , Sibel Can , Moğollar , ZülfÜ Livaneli Deli Selim , Tanju Okan , Ezginin Günlüğü , Ferdi Tayfur , Ayna , Hümeyra, Bulutsuzluk Özlemi , Tülay Özer, Cartel gibi birçok sanatçı o yıllara damga vurmuştu.Bunlar tabii ki sadece benim aklıma gelenler bir çok saygıdeğer sanatçımız var.

Birazda dönemimize ait bakkal ürünlerinden bahsetmek isterim ki ben hiç unutmamış ve çok özlemiş biri olarak; O yıllarda marketler çok azınlık bakkallar çoğunluktu.Ve bütün bakkallarda yumiyum , leblebi tozu , patlayan şeker , balık kraker , pizza kraker , Sarı altın para şekilli çikolata; çikolatasını afiyetle yedikten sonra kitaplarımızın arasına koyardık paketini ne kadar güzellerdi. Sonra aklıma gelen diğer bakkal ürünleri ; mey buz, sakızlı sigara , sulu gözler , keloğlan sakızları , tombi , şıpsevdi sakızı, UFO (şekerli krakerdi ufo şeklinde kabı vardı.), gofy papağanlı gofret , elvan gazoz ( 90’lı yılların başında kantinlerde satılırdı tenefüste koşa koşa alırdık.) , capri sun , badem kraker ( ahmet , mehmet , ilker , samet , erdem , adem , ülker badem diye reklamı vardı o bile aklımda kalmış.) ,polo şeker (ortası delik) , adı aklıma gelmeyen bir de oralet vardı turuncu renkliydi geneli, bir türlü içemezdik ağzımıza aldığımız gibi ıslanır sonra da dökülmezdi. Tenekelerde açık bisküvi satılırdı ,inanılmaz bir tattı o çaya bandıra bandıra yemek..Arap sabunları vardı o dönemlerde her şeyi tertemiz yapardı biz sabunla yıkanırdık şampuan diye birşey yoktu .Cin Ali kitapları vardı unutamadıklarımdan sonra Ayşegül Okulda, Ayşegül dersde gibi bir çok serileri vardı iki kitabında…

Şimdiki çocuklar büyümüşte küçülmüşler.Her şey tv ekranlarından önceden uygulanan mahremiyet nedense şimdi yok ??? Biz annemizin babamızın odasına giremezdik ayıp girilmez derlerdi. anne babaya kötü bir kelime edilmezdi şimdi ne oldu da anne babalarımızı laflarımızla ayaklar altına alır olduk. Biz arkadaşlarımızla sohbet eder, oyunlar oynardık şimdi her şey nette kimsenin dostu arkadaşı yok, sanal dünyada %90 sahte kimlikli arkadaşlıklar var. Bizim kıyafetlerimiz çocuk kıyafetiydi şimdi panolarda küçük çocukların büyük fotoğrafları, reklamları var ne kadar çabuk büyüdük ne oldu? Ramazan aylarını unutamam cuma günleri veya teravihlerde koşa koşa camiye giderdik anne veya babalarımızın elinden tutarak, artık camiye giden tek tük insan ve çocuk var.Modernleşmek mi acaba bu olanlar peki sizce bu modern anlayış ne kadar doğru?

Editör, Erkekler Duymasın hareketin web site editörlüğü yapmakta, İstanbul üniversitesinde Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğrenim görmektedir. Feminen midir ? Tartışılır.

Reklamsız pornolar geri döndü porno seks burada izlenir porno seyret izleyin. sikiş teşekkürler

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kadikoy escort ankara escort mugla escort istanbul escort